Borçlu Dışındaki Kişiye Ait Malların Haczi ve Hukuki Hakların Korunmas 21 Ekim 2025
İcra takibi sürecinde borçlunun malvarlığına dahil olmayan üçüncü kişilere ait malların haczi, uygulamada sıkça karşılaşılan ve ciddi mağduriyetlere yol açan bir durumdur. Özellikle eşler arasında mal rejimi kaynaklı belirsizlikler ile birlikte mülkiyet ilişkileri, icra işlemlerinde mülkiyetin kime ait olduğunun doğru şekilde tespitini zorlaştırmaktadır. Bu kapsamda, borçlunun eşinin veya bir başka üçüncü kişinin malı üzerine haciz tatbik edilmesi halinde başvurulabilecek hukuki koruma yollarının en önemlisi istihkak iddiasıdır.
|
Bu çalışmada, mal rejimlerinin kısa tanımlarına yer verilerek, birlikte mülkiyet kavramı ile istihkak iddiası ayrıntılı olarak incelenecek, özellikle İcra ve İflas Kanunu'nun 97-99. maddeleri bağlamında borçlu dışındaki kişilerin hak arama mekanizmaları açıklanacaktır. |
|
1. Birlikte Mülkiyet İlişkisi ve Haciz |
|
İstihkak konusunun mal paylaşımına etkisini incelemek için öncelikle mülkiyetin bulunma şeklinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Borçlu ile bir başka kişi arasında mevcut olan paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyeti durumlarında da haciz işlemi dikkatle değerlendirilmelidir. |
|
|
|
2. Mal Rejimleri ve Üçüncü Kişilere Ait Malların Haczi |
|
Özellikle eşler arasındaki mülkiyet hakları konusunda kanundan kaynaklanan veya sözleşme ile belirlenen mal rejimleri önem kazanmaktadır. Türk Medeni Kanunu'na göre yasal mal rejimi "edinilmiş mallara katılma" rejimidir. Bunun dışında eşler sözleşme ile mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimlerini de tercih edebilirler (TMK m. 202). |
|
|
|
|
|
Bu rejimler dikkate alındığında, borçlunun eşi adına kayıtlı veya fiilen onun kullanımındaki bir malın haczedilmesi durumunda, eşler arasında bulunan mal rejiminin ne olduğunun ve malın kimin mülkiyetinde olduğunun tespiti önem arz eder. |
|
3. Hacizde (Mahcuz Mala) İstihkak İddiası ve Davası: İİK m. 97-99 Kapsamında Koruma Mekanizması |
|
A. Tanım ve Kapsam |
|
Hacizde (mahcuz mala) istihkak, borçlunun borcundan dolayı haczedilen bir mal üzerinde, üçüncü bir kişinin mülkiyet veya diğer ayni hak (örn. rehin, irtifak, hapis hakları) sahibi olduğunu, haczi gerçekleştiren icra memuruna veya yetkili icra dairesine bildirmesidir. Bu iddia, üçüncü kişinin kendisi veya yetkili temsilcisi tarafından haciz tutanağına geçirilmek suretiyle ya da haciz sonrası yedi gün içinde icra dairesine dilekçe sunularak yapılabilir. Yargıtay'ın istikrar kazanmış içtihatları, temsile yetkili kişiler tarafından yapılmayan istihkak iddialarının geçersiz olduğunu açıkça kabul etmiştir (Yargıtay 8. HD, E. 2018/12898, K. 2018/16386; 8. HD, E. 2016/153, K. 2018/15468; 8. HD, E. 2015/8716, K. 2017/9607). |
|
İstihkak iddiası geçerli şekilde sunulduğunda, icra dairesi ve icra mahkemesi önünde yasada öngörülen istihkak prosedürü işletilerek, hacizli malın mülkiyetinin gerçek sahibi ortaya çıkarılır. Bu süreç, özellikle icra memuru ve mahkeme nezdinde avukatlar tarafından titizlikle takip edilmelidir; aksi hâlde, malın yeni bir hacizle veya beklenmeyen satışla karşı karşıya kalma riski vardır. |
|
B. Hacizde İstihkak Senaryoları |
|
Haciz sırasında istihkak açısından üç temel senaryo öne çıkar: |
|
|
İlk iki durumda İİK m. 97, üçüncü durumda ise İİK m. 99 hükümleri uygulanır. Bu ayrım, uygulamada prosedür, dava yolu ve taraf yükümlülükleri açısından kritik öneme sahiptir. |
|
B.1. Borçlunun Elinde Bulunan Mal (İİK m. 97) |
|
a. İstihkak iddiasının ileri sürülmesi |
|
Borçlunun elinde bulunan mal, borçlu veya üçüncü kişi tarafından haciz sırasında istihkak iddiasıyla gösterilebilir. Haciz sonrası malın varlığını sonradan öğrenenler, öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile başvurabilir. Üçüncü kişinin iddiası tutanağa geçirilir ve taraflara bildirilir. |
|
b. İstihkak iddiasına itiraz |
|
Alacaklı veya borçlu, üç günlük süre içinde itiraz ederse icra müdürü karar veremez ve dosya icra mahkemesine gönderilir. Mahkeme, takibin devamına veya teminat karşılığı ertelenmesine karar verir; bu karar kesin olup yalnızca istihkak konusu malı kapsar. |
|
c. İstihkak davası |
|
İstihkak davası, üçüncü kişinin mal üzerindeki iddiasının ispatını amaçlar. |
|
|
|
B.2. Malın Üçüncü Kişinin Elinde Bulunması (İİK m. 99) |
|
Malın üçüncü kişinin elinde bulunması hâlinde, haciz esnasında malı elinde bulunduranın tespiti önemlidir. İcra memuru, dış görünüş, tasarruf alanı ve fiili hakimiyet üzerinden tespit yapar. |
|
|
|
B.3. Sonuç |
|
|
|
|
|
Borçlu Açısından Sorumluluk ve Önlemler |
|
Borçlu, eşine veya bir başka kişiye ait olan malı hacizden koruyacak şekilde hareket etmelidir. Uygulamada borçluya ait olmayan mallar evde bulunmakta, fatura ve belgeler borçluya değil de eşine ya da başka aile fertlerine ait olmasına rağmen haciz uygulanabilmektedir. |
|
Bu durumda borçlunun: |
|
|
|
|
|
Aksi halde borçlunun eşi veya bir başka kişi, uzun ve zahmetli istihkak davası süreci ile karşılaşabilir. |
|
4. Mal Rejimleri ve Mülkiyet Türleri Açısından İstihkak |
|
Mal rejimi veya mülkiyet türü, haczedilen mal üzerindeki istihkak iddiasının dayanağı olabilir. Malın hangi kişiye, hangi payda, nasıl ait olduğu önemlidir. |
|
4.1. Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi |
|
Türk Medeni Kanunu'na göre eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli olduğu sürece, eşlerden biri adına kayıtlı olan malın gerçekte edinilmiş mal olup olmadığı tartışılır. Haczedilen mal, borçlu eş adına kayıtlı olsa da diğer eş, bu malın edinilmiş mal olduğunu ve yarı pay hakkı bulunduğunu iddia ederek istihkak davası açabilir. Bu durumda: |
|
Eş, mal rejiminin sona erdiğini ve kendi katkısını belgelemelidir. |
|
Mahkeme, mal rejimi tasfiyesi yapılmadan istihkak davasında bu hakkı değerlendiremezse, eş ayrıca mal rejiminin tasfiyesini talep edebilir. |
|
4.2. Mal Ayrılığı Rejimi |
|
Mal ayrılığı rejiminde her eşin malvarlığı birbirinden ayrıdır. Haczedilen malın mülkiyeti sadece borçlu eşteyse, diğer eşin iddiası reddedilir. Ancak diğer eş, malın kendisine ait olduğunu somut delillerle ispatlarsa istihkak iddiası kabul edilebilir. |
|
4.3. Paylı Mülkiyet (Müşterek Mülkiyet) |
|
Paylı mülkiyette mal üzerinde birden fazla kişinin belirli paylarla mülkiyet hakkı vardır. Haciz, sadece borçlunun payı üzerinde uygulanabilir. Ancak uygulamada, zilyetliğin borçlu nezdinde olması durumunda tüm mal haczedilebilmektedir. Bu durumda: |
|
|
|
Mahkeme, paydaşın payı oranında mülkiyetini tespit ederse haciz sadece borçluya ait payda geçerli olur. |
|
4.4. Elbirliği Mülkiyeti (İştirak Halinde Mülkiyet) |
|
Özellikle miras ortaklıklarında karşımıza çıkar. Mal üzerindeki haklar birlikte ve bölünmemiş olarak kullanılmaktadır. Bir mirasçının borcu nedeniyle miras ortaklığına ait mal haczedildiğinde: |
|
Diğer mirasçılar istihkak davası açarak mülkiyetin tamamının borçluya ait olmadığını ileri sürebilir. |
|
Bu durumda, tüm mirasçılar adına ortaklığın giderilmesi davası açılarak payların ayrılması yoluna gidilmelidir. |
|
5. Üçüncü Kişinin Malını Kurtarması |
|
Üçüncü kişi, haczedilen malın sahibi olduğunu ispat edebiliyorsa istihkak davası açmalıdır. Malın kendi adına faturalandırılmış olması, malı uzun süredir kullanıyor olması, alış sözleşmeleri ve banka kayıtları gibi belgelerle mülkiyetini ispat edebilir. Ancak bazen bu ispat yükü zor olabilir: |
|
|
|
|
6. Ortaklığın Giderilmesi Davası Açılması Gerekir mi? |
|
Eğer haczedilen mal paylı veya elbirliği mülkiyetine tabiyse ve borçlunun yalnızca paydaşlardan biri olduğu anlaşılıyorsa, üçüncü kişi sadece istihkak davası ile değil aynı zamanda: |
|
Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası da açabilir. |
|
Bu şekilde malın satışı sağlanarak borçlunun payına düşen bedel üzerinden haciz tatbik edilebilir. |
|
Bu yöntem, malın tamamen borçluya ait olmadığının anlaşılması ve diğer paydaşların hakkının korunması açısından önemlidir. |
|
7. Sonuç |
|
İstihkak davası, sadece mülkiyet hakkını değil aynı zamanda aile hukuku, mal rejimleri ve miras hukuku gibi birçok alanla ilişkilidir. Mal rejiminin niteliği, malın zilyetliği, mülkiyetin nasıl paylaşıldığı gibi unsurlar, üçüncü kişinin malını kurtarabilmesi açısından belirleyicidir. Bu nedenle, istihkak davalarında hem İcra ve İflas Kanunu hem de Türk Medeni Kanunu'ndaki düzenlemeler birlikte değerlendirilmeli ve her somut olaya özgü hukuki analiz yapılmalıdır. |
Diğer Haberler
-
4.6.2026
Kişisel Verileri Koruma Kurulu'ndan Biyometrik Veri Kullanımına İlişkin Dikkat Çeken İlke Kararı
Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun ("Kurul") 29.04.2026 tarihli ve 2026/921 sayılı İlke Kararı ("İlke Kararı"), 2 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. Karar, çalışanların mesai ve devam takibinde kullanılan parmak izi, yüz tanıma ve benzeri biyometrik sistemlere ilişkin önemli değerlendirmeler içermektedir.
-
2.6.2026
7545 Sayılı Siber Güvenlik Kanunu Kapsamında Kritik Altyapı Sektörlerinin İlanı ve Başlıca Uyum Yükümlülükleri
Türkiye'de siber güvenlik alanında yeni ve kapsamlı kurallar getiren 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu, 12 Mart 2025 tarihinde kabul edilmiştir. Kanun; Siber Güvenlik Başkanlığı'nın yetkilerini, kurum ve şirketlerin uyması gereken kuralları, denetim mekanizmalarını ve yaptırımları düzenlemektedir.
-
25.5.2026
2025 Bilançosu VERBİS Yükümlülüğü Doğuruyor mu? Son Tarih 5 Haziran 2026
Kişisel Verileri Koruma Kurumu ("Kurum"), 2025 yılı mali bilanço toplamı bakımından kriterleri nedeniyle Veri Sorumluları Sicili'ne ("VERBİS") kayıt yükümlülüğü doğan kurumlar vergisi mükellefi tüzel kişi veri sorumlularına ilişkin önemli bir duyuru yayımladı. Duyuru kapsamında, VERBİS kayıt ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmesi için tanınan süre 5 Haziran 2026 Cuma gününe kadar uzatıldı.
-
22.5.2026
Rekabet Kurumu Birleşme Ve Devralma Kılavuzlarını Güncelledi: İşlem Tarafları İçin Ne Değişti?
Birleşme ve devralma alanında son dönemde kayda değer gelişmeler yaşanmaktadır. Rekabet Kurumu, bu alandaki mevzuat çerçevesini daha açık ve öngörülebilir bir yapıya kavuşturmak amacıyla kapsamlı bir güncelleme sürecini hayata geçirmiştir. Şubat 2026'da gerçekleştirilen Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ (2010/4 sayılı Tebliğ)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (2026/2 sayılı Tebliğ) ile başlayan bu süreç, Mayıs 2026'da yayımlanan güncel kılavuzlarla yeni bir aşamaya taşınmıştır.
-
20.5.2026
Islah Müessesesinin Sınırlarına Dair Yeni Bir Yaklaşım : İçtihadı Birleştirme Kararı
1. GİRİŞ Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu tarafından 08.05.2026 tarihinde verilen karar ile, dava dilekçesinde başlangıçta yer almayan bir talebin sonradan "kısmi ıslah" yoluyla davaya eklenemeyeceği açık şekilde hüküm altına alınmıştır.
-
13.5.2026
SGK'dan Analık Geçici İş Göremezlik Sürelerinde Önemli Değişiklik
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayımlanan 08.05.2026 tarihli ve 2026/13 sayılı Genelge ile, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında analık sigortasına ilişkin geçici iş göremezlik ödeneği uygulamaları bakımından güncellenmiştir. Söz konusu değişiklikler, 01.05.2026 tarihinde yürürlüğe giren 7578 Sayılı Kanun doğrultusunda gerçekleştirilmiş olup özellikle doğum sonrası istirahat sürelerinin artırılması ve mevcut raporlara uygulanacak geçiş hükümleri bakımından işverenler ile çalışanlar açısından dikkat edilmesi gereken yeni düzenlemeler içermektedir.
-
11.5.2026
Meslekî Yeterlilik Belgesi Zorunluluğu Getirilen Mesleklere İlişkin Tebliğ (2026/1) Yayımlandı
33202 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 23 Mart 2026 tarihli "Meslekî Yeterlilik Kurumu Meslekî Yeterlilik Belgesi Zorunluluğu Getirilen Mesleklere İlişkin Tebliğ'' ile, tehlikeli/çok tehlikeli işler kapsamında yer alan bazı meslekler için Meslekî Yeterlilik Belgesi bulundurma zorunluluğu genişletildi.
-
4.5.2026
Çalışma Hayatında Önemli Değişiklik; Doğum İzni Süreleri Yeniden Düzenlendi
Sosyal Hizmetler Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair 7578 sayılı Kanun, 01.05.2026 tarihli ve 33240 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu düzenleme ile özellikle analık izin sürelerinde önemli değişiklikler yapılmış olup, bu değişiklikler işverenler bakımından iş gücü planlaması ve organizasyon süreçleri açısından dikkate alınması gereken sonuçlar doğurmaktadır. Bu yazımızda, ilgili düzenleme ile getirilen değişiklikleri ele alıyoruz.
-
30.4.2026
Ticari Sırların Korunması Kanunu Taslağı Yayında!
Türk hukukunda ticari sırlara yönelik farklı kanun ve alt düzenlemelerde çeşitli hükümler bulunmakla birlikte, ticari sırrı doğrudan ve kapsamlı biçimde tanımlayan; farklı koruma ve tedbir mekanizmaları öngören müstakil bir mevzuat bugüne kadar mevcut değildi. Bu boşluğu kapatmak amacıyla hazırlanan Taslak, AB'nin ticari sırlara ilişkin 2016/943/AB sayılı Yönergesi esas alınarak kaleme alınmış olup Türkiye'nin uluslararası ticaret politikalarına ve dijital ticaretin gelişmesine destek verecek bir araç niteliği taşımaktadır.
-
24.4.2026
Prime Esas Kazanç Yemek Bedeli İstisnasında Yeni Dönem
Kanun'un 10. Maddesi ile, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun "Prime Esas Kazançlar" başlıklı 80. Maddesinin, istisna tutarlarını düzenleyen (b) bendinde işverenlerce sağlanan yemek bedeli istisnasında önemli bir değişiklik yapılmıştır.
-
20.4.2026
Cezayı Azaltan veya Ortadan Kaldıran Şahsi Sebep Olarak "Etkin Pişmanlık
1. Etkin Pişmanlık Nedir? Etkin pişmanlık, suçun tamamlanmasından sonra failin duyduğu pişmanlık sonucu gönüllü olarak gerçekleştirdiği telafi edici davranışa kanun tarafından -cezada indirim veya cezasızlık yönünde- hukuki sonuç bağlanmasıdır.
-
9.4.2026
Asgari Sermaye Düzenlemesi İçin Son Tarih: 31 Aralık 2026
Türk Ticaret Kanunu'nun ("TTK") 332. maddesi anonim şirketler için, 580. maddesi ise limited şirketler için asgari sermaye tutarlarını düzenlemekte, söz konusu tutarların Cumhurbaşkanı kararıyla belirleneceği ve artırılabileceği hükme bağlanmaktadır. Bu yetkiye dayanılarak çıkarılan ve 25 Kasım 2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7887 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile asgari sermaye tutarları önemli ölçüde artırılmıştır. Söz konusu Karar'la;
-
7.4.2026
İSG Eğitimi Yönetmeliği Yenilendi! 2026 Tarihli Yönetmelik Ne Yenilikler Getiriyor?
İş sağlığı ve güvenliği (İSG) eğitimleri, iş kazalarının önlenmesinde proaktif yaklaşımın en temel yapı taşıdır. 02/04/2026 tarihinde yürürlüğe giren yeni "Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik", 2013 tarihli eski düzenlemeyi yürürlükten kaldırarak eğitim süreçlerinde dijitalleşme, erişilebilirlik ve ölçülebilirlik eksenli köklü değişiklikler getirmiştir.
-
2.4.2026
Azlık Pay Sahiplerinin Hakları: Gerçekte Ne Kadar Güçlüler?
Anonim şirketler başta olmak üzere ticaret şirketlerinde temel kural çoğunluk ilkesidir. Kontrolü elinde bulunduran pay sahipleri şirketin kaderini belirler. Ancak bu durumun mutlak bir hâkimiyete dönüşmemesi için, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ("TTK") azlık pay sahiplerine çeşitli haklar tanımıştır. Bu hakların amacı; çoğunluk ile azlık arasında denge kurmak ve azlığın şirket yönetimi karşısında tamamen etkisiz kalmasını önlemektir.
-
31.3.2026
İmalat Sanayinde İstihdamı Koruma Teşviği Yürürlükte
İstihdamı Koruma Destek Programı Uygulama Yönetmeliği, 3 Mart 2026 tarihli ve 33185 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. İmalat sanayinde faaliyet gösteren işletmelerde istihdamın korunması ve artırılmasını amaçlayan program, 1 Ocak 2026 - 31 Aralık 2026 dönemini kapsamakta olup, ödeme talepleri için son tarih 31 Mart 2027 olarak belirlenmiştir.