Hükümlülük Ve Tutukluluk Nedeniyle İşverenin Fesih Hakkı Ve Hukuki Sonuçları 16 Temmuz 2025
İşçi ve işveren arasındaki dengenin korunması esasına dayalı dinamik bir alan olan iş hukuku uygulamasında; işçinin iş görme edimini yerine getirememesi hali, özellikle de bu durumun hükümlülük veya tutukluluk gibi bireysel özgürlüğü kısıtlayıcı hallerden kaynaklanması, iş sözleşmesinin feshine ilişkin önemli hukuki sonuçlar doğurmaktadır.
|
Hükümlülük Nedeniyle İş Akdinin Feshi |
|
4857 sayılı İş Kanunu'nda ("Kanun"), hükümlülük/mahkumiyet hali nedeniyle işe devamsızlığa ilişkin açık bir düzenleme bulunmasa da Yargıtay'ın kabulüne göre bu durum zorlayıcı sebeptir. |
|
İşçinin devamsızlığının, bir mahkumiyet kararının infazından kaynaklandığının somut olarak tespit edilmesi ve devamsızlık süresinin yasada belirtilen 1 haftalık süreyi aşması halinde, zorlayıcı nedenlerin varlığından bahisle iş akdinin derhal feshedilebileceği kabul edilmektedir. |
|
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 08.04.2021 Tarihli, 2020/5440 E., 2021/7876 K. sayılıkararında; "...işçinin cezaevine giriş tarihi 16.08.2015 olup toplam mahkumiyet süresinin 6 yıl 4 ay olduğu, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/III maddesi uyarınca işçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıktığının kabulü gerektiği, bu durumda işverenin derhal fesih hakkının olduğu ancak kıdem tazminatının ödenmesi gerektiği anlaşılmıştır..." şeklinde gerekçeylebu durum ortaya konularak; işçinin işyeri dışında işlediği suçlar nedeniyle hüküm giymesi ve cezaevine girmesi halinde, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/III maddesi uyarınca işçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıktığı kabul edilmiştir. Bu durumda işverenin derhal fesih hakkı olmakla birlikte, işçinin kıdem tazminatına hak kazanması gerektiği belirtilmiştir. |
|
4857 sayılı İş Kanunu'nun zorlayıcı sebeplerle işverenin feshini düzenleyen 25/III maddesine göre; "İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması halinde" yapılacak fesihte işçi kıdem tazminatına hak kazanacak ancak derhal fesih yapıldığı için ayrıca ihbar tazminatına hak kazanamayacaktır. Bu durumda personelin SGK çıkış kodunun 27 (İşveren tarafından zorunlu nedenlerle ve tutukluluk nedeniyle fesih) olarak seçilmesi gereklidir. |
|
Zorlayıcı nedene dayanılarak yapılan fesihte ilk 1 haftalık sürede İş Kanunu'nun 40. maddesi gereğince işveren tarafından her gün için yarım ücret ödenmelidir. |
|
Tutukluluk Nedeniyle İş Akdinin Feshi |
|
İşçinin, tutukluluk sebebiyle iş görme edimini yerine getiremeyeceği süre boyunca iş gücünden de yararlanılamayacaktır. İş Kanunu'nun 25/IV hükmünde, "İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17. maddedeki bildirim süresini aşması" durumunda işveren tarafından haklı nedenle ve derhal fesih yapılabileceğini düzenlenmektedir. |
|
Haklı nedenle fesih için işçinin hangi suçu işlediği, suçun nerede işlendiği veya sonucunda mahkûmiyet kararı alıp almadığının bir önemi bulunmamaktadır. |
|
İş akdinin tutukluluk sebebiyle feshedilebilmesinin ön şartı, tutukluluk nedeniyle süregelen devamsızlığın 17. maddedeki ihbar sürelerini aşmasıdır. İhbar süreleri; |
|
|
Bildirim sürelerinin iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmeleriyle arttırılmış olduğu hallerde, fesih hakkı arttırılmış sürelerin aşılmasıyla doğar. Yapılacak feshin haklı nedene dayanabilmesi için bildirim süresi kadar devamsızlığın yeterli olmadığına, bildirim süresinin en az 1 gün aşılmış olmasına dikkat edilmelidir. |
|
Belirtilen bildirim süresi boyunca, iş akdinin askıda olduğu kabul edildiğinden işçinin sigortalılığı sona erdirilmemeli, uygun kod ile eksik gün bildirimleri yapılmalıdır. Bu süre içerisinde iş görme edimini yerine getirmeyen işçi, ücrete hak kazanamayacaktır. |
|
Bu noktada önemle belirtmek gerekir ki; 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II bendinde düzenlenen ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık sebepleri dışında iş akdinin feshedildiği hallerde işçi kıdem tazminatına hak kazanmaktadır. Tutukluluk sebebiyle devamsızlığın ihbar süresini aşmasına ilişkin fesih hakkı ise Kanun'da ayrıca düzenlendiğinden, iş akdi bu nedenle feshedilen işçi kıdem tazminatına hak kazanmaktadır. Ancak bu durum Kanun'da derhal fesih nedeni olarak kabul edildiğinden, işçi ihbar tazminatına hak kazanamayacaktır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 16.09.2019 tarihli, 2017/13378 E., 2019/15897 K. sayılı kararının içeriğinde; "...4857 Sayılı Kanun'un 40. maddesinde, işçinin 25/IV maddesi kapsamında çalışamadığı süre için ücret ödenmesine dair bir kurala yer verilmemiştir. Bu itibarla işçinin gözaltına alınması veya tutuklanması sebebiyle çalışamadığı süre için ücret talep hakkı yoktur. Ancak, işçinin gözaltına kaldığı veya tutuklu olduğu sürenin ihbar önelini aşması halinde, sözleşmeyi Yasanın değinilen 25/IV maddesi uyarınca fesheden işverenin, bildirim şartına uyma ve ihbar tazminatı yükümlülükleri bulunmamakla birlikte, kıdem tazminatı ödemesi gerekir..." şeklinde gerekçeyle ihbar yükümlülüğünün bulunmadığı vurgulanmıştır. |
|
Tutuklulukta geçen sürede hizmet akdi askıda olup bu süre boyunca fiili çalışma olmadığından, tutuklulukta geçen süreler kıdem tazminatına esas hizmet süresine dahil edilmemelidir. |
|
İşçinin Firar Etmesi Halinde Durum ve Diğer Haklı Fesih Nedenleriyle Ayırımı |
|
İşçinin, işlediği bir suç sonrası firar etmesi halinde "tutuklanmış olma" şartı oluşmadığından, Kanun'un 25/II-(g) hükmünde düzenlenen devamsızlık nedenine dayanılarak tazminatsız fesih mümkündür. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 11.05.1998 tarihli, 1998/6391 E., 1998/8602 K. sayılı ilamı, işçinin suç işledikten sonra hemen tutuklanmadığı veya gözaltına alınmadığı, aksine kaçtığı durumda iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle feshedilebileceğini ve işçinin kıdem ve ihbar tazminatı hakkının doğmayacağını kabul etmiştir. |
|
Kanun'un md. 25/IV bendindeki tutukluluk hali ile md. 25/II-(f) bendindeki işyerinde suç işleme sebebiyle fesih uygulamada karıştırılmaktadır. 25/IV bendinde suçun niteliği ve nerede işlendiği değil; tutukluluk süresinin bildirim süresini aşması önemlidir. Bu durumda, işçi kıdem tazminatına hak kazanır. Oysa Kanun'un 25/II-(f) bendi kapsamında fesih için; işyerinde, niteliği itibariyle 7 günden fazla hapis cezası gerektiren ve ertelenemeyen bir suç işlenmiş olmalıdır ve bu nedenle iş akdi feshedilen işçi kıdem tazminatı alamaz. |
Diğer Haberler
-
4.6.2026
Kişisel Verileri Koruma Kurulu'ndan Biyometrik Veri Kullanımına İlişkin Dikkat Çeken İlke Kararı
Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun ("Kurul") 29.04.2026 tarihli ve 2026/921 sayılı İlke Kararı ("İlke Kararı"), 2 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. Karar, çalışanların mesai ve devam takibinde kullanılan parmak izi, yüz tanıma ve benzeri biyometrik sistemlere ilişkin önemli değerlendirmeler içermektedir.
-
2.6.2026
7545 Sayılı Siber Güvenlik Kanunu Kapsamında Kritik Altyapı Sektörlerinin İlanı ve Başlıca Uyum Yükümlülükleri
Türkiye'de siber güvenlik alanında yeni ve kapsamlı kurallar getiren 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu, 12 Mart 2025 tarihinde kabul edilmiştir. Kanun; Siber Güvenlik Başkanlığı'nın yetkilerini, kurum ve şirketlerin uyması gereken kuralları, denetim mekanizmalarını ve yaptırımları düzenlemektedir.
-
25.5.2026
2025 Bilançosu VERBİS Yükümlülüğü Doğuruyor mu? Son Tarih 5 Haziran 2026
Kişisel Verileri Koruma Kurumu ("Kurum"), 2025 yılı mali bilanço toplamı bakımından kriterleri nedeniyle Veri Sorumluları Sicili'ne ("VERBİS") kayıt yükümlülüğü doğan kurumlar vergisi mükellefi tüzel kişi veri sorumlularına ilişkin önemli bir duyuru yayımladı. Duyuru kapsamında, VERBİS kayıt ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmesi için tanınan süre 5 Haziran 2026 Cuma gününe kadar uzatıldı.
-
22.5.2026
Rekabet Kurumu Birleşme Ve Devralma Kılavuzlarını Güncelledi: İşlem Tarafları İçin Ne Değişti?
Birleşme ve devralma alanında son dönemde kayda değer gelişmeler yaşanmaktadır. Rekabet Kurumu, bu alandaki mevzuat çerçevesini daha açık ve öngörülebilir bir yapıya kavuşturmak amacıyla kapsamlı bir güncelleme sürecini hayata geçirmiştir. Şubat 2026'da gerçekleştirilen Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ (2010/4 sayılı Tebliğ)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (2026/2 sayılı Tebliğ) ile başlayan bu süreç, Mayıs 2026'da yayımlanan güncel kılavuzlarla yeni bir aşamaya taşınmıştır.
-
20.5.2026
Islah Müessesesinin Sınırlarına Dair Yeni Bir Yaklaşım : İçtihadı Birleştirme Kararı
1. GİRİŞ Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu tarafından 08.05.2026 tarihinde verilen karar ile, dava dilekçesinde başlangıçta yer almayan bir talebin sonradan "kısmi ıslah" yoluyla davaya eklenemeyeceği açık şekilde hüküm altına alınmıştır.
-
13.5.2026
SGK'dan Analık Geçici İş Göremezlik Sürelerinde Önemli Değişiklik
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayımlanan 08.05.2026 tarihli ve 2026/13 sayılı Genelge ile, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında analık sigortasına ilişkin geçici iş göremezlik ödeneği uygulamaları bakımından güncellenmiştir. Söz konusu değişiklikler, 01.05.2026 tarihinde yürürlüğe giren 7578 Sayılı Kanun doğrultusunda gerçekleştirilmiş olup özellikle doğum sonrası istirahat sürelerinin artırılması ve mevcut raporlara uygulanacak geçiş hükümleri bakımından işverenler ile çalışanlar açısından dikkat edilmesi gereken yeni düzenlemeler içermektedir.
-
11.5.2026
Meslekî Yeterlilik Belgesi Zorunluluğu Getirilen Mesleklere İlişkin Tebliğ (2026/1) Yayımlandı
33202 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 23 Mart 2026 tarihli "Meslekî Yeterlilik Kurumu Meslekî Yeterlilik Belgesi Zorunluluğu Getirilen Mesleklere İlişkin Tebliğ'' ile, tehlikeli/çok tehlikeli işler kapsamında yer alan bazı meslekler için Meslekî Yeterlilik Belgesi bulundurma zorunluluğu genişletildi.
-
4.5.2026
Çalışma Hayatında Önemli Değişiklik; Doğum İzni Süreleri Yeniden Düzenlendi
Sosyal Hizmetler Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair 7578 sayılı Kanun, 01.05.2026 tarihli ve 33240 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu düzenleme ile özellikle analık izin sürelerinde önemli değişiklikler yapılmış olup, bu değişiklikler işverenler bakımından iş gücü planlaması ve organizasyon süreçleri açısından dikkate alınması gereken sonuçlar doğurmaktadır. Bu yazımızda, ilgili düzenleme ile getirilen değişiklikleri ele alıyoruz.
-
30.4.2026
Ticari Sırların Korunması Kanunu Taslağı Yayında!
Türk hukukunda ticari sırlara yönelik farklı kanun ve alt düzenlemelerde çeşitli hükümler bulunmakla birlikte, ticari sırrı doğrudan ve kapsamlı biçimde tanımlayan; farklı koruma ve tedbir mekanizmaları öngören müstakil bir mevzuat bugüne kadar mevcut değildi. Bu boşluğu kapatmak amacıyla hazırlanan Taslak, AB'nin ticari sırlara ilişkin 2016/943/AB sayılı Yönergesi esas alınarak kaleme alınmış olup Türkiye'nin uluslararası ticaret politikalarına ve dijital ticaretin gelişmesine destek verecek bir araç niteliği taşımaktadır.
-
24.4.2026
Prime Esas Kazanç Yemek Bedeli İstisnasında Yeni Dönem
Kanun'un 10. Maddesi ile, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun "Prime Esas Kazançlar" başlıklı 80. Maddesinin, istisna tutarlarını düzenleyen (b) bendinde işverenlerce sağlanan yemek bedeli istisnasında önemli bir değişiklik yapılmıştır.
-
20.4.2026
Cezayı Azaltan veya Ortadan Kaldıran Şahsi Sebep Olarak "Etkin Pişmanlık
1. Etkin Pişmanlık Nedir? Etkin pişmanlık, suçun tamamlanmasından sonra failin duyduğu pişmanlık sonucu gönüllü olarak gerçekleştirdiği telafi edici davranışa kanun tarafından -cezada indirim veya cezasızlık yönünde- hukuki sonuç bağlanmasıdır.
-
9.4.2026
Asgari Sermaye Düzenlemesi İçin Son Tarih: 31 Aralık 2026
Türk Ticaret Kanunu'nun ("TTK") 332. maddesi anonim şirketler için, 580. maddesi ise limited şirketler için asgari sermaye tutarlarını düzenlemekte, söz konusu tutarların Cumhurbaşkanı kararıyla belirleneceği ve artırılabileceği hükme bağlanmaktadır. Bu yetkiye dayanılarak çıkarılan ve 25 Kasım 2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7887 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile asgari sermaye tutarları önemli ölçüde artırılmıştır. Söz konusu Karar'la;
-
7.4.2026
İSG Eğitimi Yönetmeliği Yenilendi! 2026 Tarihli Yönetmelik Ne Yenilikler Getiriyor?
İş sağlığı ve güvenliği (İSG) eğitimleri, iş kazalarının önlenmesinde proaktif yaklaşımın en temel yapı taşıdır. 02/04/2026 tarihinde yürürlüğe giren yeni "Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik", 2013 tarihli eski düzenlemeyi yürürlükten kaldırarak eğitim süreçlerinde dijitalleşme, erişilebilirlik ve ölçülebilirlik eksenli köklü değişiklikler getirmiştir.
-
2.4.2026
Azlık Pay Sahiplerinin Hakları: Gerçekte Ne Kadar Güçlüler?
Anonim şirketler başta olmak üzere ticaret şirketlerinde temel kural çoğunluk ilkesidir. Kontrolü elinde bulunduran pay sahipleri şirketin kaderini belirler. Ancak bu durumun mutlak bir hâkimiyete dönüşmemesi için, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ("TTK") azlık pay sahiplerine çeşitli haklar tanımıştır. Bu hakların amacı; çoğunluk ile azlık arasında denge kurmak ve azlığın şirket yönetimi karşısında tamamen etkisiz kalmasını önlemektir.
-
31.3.2026
İmalat Sanayinde İstihdamı Koruma Teşviği Yürürlükte
İstihdamı Koruma Destek Programı Uygulama Yönetmeliği, 3 Mart 2026 tarihli ve 33185 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. İmalat sanayinde faaliyet gösteren işletmelerde istihdamın korunması ve artırılmasını amaçlayan program, 1 Ocak 2026 - 31 Aralık 2026 dönemini kapsamakta olup, ödeme talepleri için son tarih 31 Mart 2027 olarak belirlenmiştir.