REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN’DA DEĞİŞİKLİK 29 Haziran 2020
İşbu Kanun aracılığıyla de minimis ilkesi, davranışsal ve yapısal tedbirler gibi yenilikler ve yerinde incelemeye ilişkin değişiklikler ile 4054 sayılı Kanun’un Avrupa Birliği mevzuatına uyumu arttırılmıştır.
7246 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’da (“4054 sayılı Kanun”) Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun”) 24 Haziran 2020 tarihli ve 31165 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Kanun, 4054 Sayılı Kanun’a taahhüt ve uzlaşma mekanizmaları, birleşme ve devralmalarda etkin rekabetin önemli ölçüde azalması ölçütü, de minimis ilkesi, davranışsal ve yapısal tedbirler gibi yenilikler getirerek ve yerinde incelemeye ilişkin değişiklikler yaparak 4054 sayılı Kanun’un Avrupa Birliği mevzuatına uyumunu arttırmıştır.
Kanun ile 4054 Sayılı Kanun’un 43. maddesine yeni fıkralar eklenerek taahhüt ve uzlaşma mekanizmaları rekabet hukuku mevzuatına ve uygulamasına kazandırılmış ve ağır nitelikte olmayan rekabet ihlalleri nedeniyle yapılan ön araştırma ve soruşturma süreçlerine ilişkin taahhüt ve uzlaşma mekanizması getirilmiştir.
- Taahhüt mekanizması ile Kanun’un 4. maddesi veya 6. maddesi kapsamında ön araştırma ya da soruşturma yürütülen teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin, incelemeye konu rekabet sorunlarının giderilmesine yönelik taahhütleri Rekabet Kurulu’na (“Kurul”) sunması mümkün olacaktır. Kurul, taahhüttün rekabete ilişkin endişeleri gidereceğine kanaat getirir ise, taahhütleri bağlayıcı hale getirebilecek ve ilgili teşebbüs veya teşebbüs birlikleri aleyhine soruşturma açılmaması veya yürütülen soruşturmanın sona ermesine karar verilebilecektir. 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesine eklenen dördüncü fıkra ile Kurul; (a) aldığı kararda dayandığı unsurlarda önemli bir değişiklik olduğunu, (b) ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin verdikleri taahhütlere aykırı davrandığını veya (c) kararın taraflarca sunulan eksik, yanlış veya yanıltıcı bilgilere dayanılarak verildiğini tespit etmesi halinde, kendi takdiri ile söz konusu ihlal hakkında tekrar soruşturma başlatabilecektir.
- Uzlaşma mekanizmasıyla ise; rekabet soruşturmasına başlanmasından sonra Kurul’un ilgililerin talebi üzerine veya re’sen uzlaşma usulünü başlatabileceği öngörülmüştür. Hakkında soruşturma açılmış ve ihlalin varlığını kabul eden teşebbüs ve teşebbüs birlikleri ile Kurul’un, soruşturma raporunun tebliğine kadar uzlaşabilir. Hakkında soruşturma açılmış olan tarafların uzlaşma metni sunması için gereken süre Kurul tarafından belirlenecek olup verilen süre sonrası yapılacak olan bildirimlerin dikkate alınmayacaktır. Bir soruşturmanın uzlaşma usulünden faydalanılarak sonuçlandırılması halinde idari para cezasında %25 indirim yapılabilecektir.
4054 Sayılı Kanun’un 7. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik ile Rekabet Kurumu’nca (“Kurum”) birleşme veya devralma işlemlerinde uygulanan hakim durum ölçütünden vazgeçilerek birleşme ve devralmalarda etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması ölçütü benimsenmiştir. Böylece birleşme ve devralma işlemleri ekonomik yönden analiz edilecek ve işlem sonucunda hakim durum yaratılmasa veya daha da güçlendirilmese dahi etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması durumunda işleme izin verilmeyecektir.
Kanun ile 4054 Sayılı Kanun’un 41. maddesinde değişiklik yapılarak Avrupa Birliği mevzuatında yer alan de minimis ilkesi mevzuatımızda yerini almıştır. Bu değişiklik ile Kurum piyasada rekabeti kayda değer ölçüde kısıtlamayan rekabete aykırı davranışlara ilişkin soruşturma başlatmamayı tercih edebilecektir.
4054 Sayılı Kanun’un 9. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, Kurul’un nihai kararlarında davranışsal tedbirlerin yanında yapısal tedbirlerin de getirilebileceği düzenlenmiş, böylece Kurul’un rekabeti ihlal eden teşebbüslerin ihlali sonlandırmasına yönelik yapısal tedbirlere karar verebilecektir. Yapısal tedbirlerin uygulanmasını ancak davranışsal tedbirin getirilmesi ve sonuç vermemiş olması halinde mümkündür. Ayrıca davranışsal tedbirlerin sonuç vermediğinin nihai kararla tespit edilmesi halinde ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliklerine yapısal tedbire uyması için en az 6 ay süre verileceği belirtilmektedir.
4054 Sayılı Kanun’un 15. maddesinde yapılan değişiklikle Kurum uzmanlarının yerinde inceleme yetkisinin kapsamı daha da genişletilmiştir. Buna göre yerinde inceleme sırasında teşebbüslerin elektronik ortam ile bilişim sistemlerinde tutulan her türlü veri de incelenecek ve kopyaları alınabilecektir.
Diğer Haberler
-
5.1.2026
Halka Arz Şartlarında Mali Eşikler 2026 Yılı İçin Güncellendi
Sermaye Piyasası Kurulu'nun ("SPK") 31 Aralık 2025 tarihli ve 2025-68 sayılı kararı ("Karar") ile birlikte, payları ilk defa halka arz edilecek ortaklıkların 2026 yılı için yapacakları halka arz başvuruları için sağlanması gereken mali eşiklerde aranan koşullar ağırlaştı.
-
26.12.2025
Finansal Yeniden Yapılandırma Uygulamasının Süresi 2025 Yılında Yeniden Uzatıldı
5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun Geçici 32. Maddesi kapsamında yürütülen finansal yeniden yapılandırma mekanizmasının uygulama süresi, 25 Aralık 2025 tarihli ve 33118 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 10765 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile iki yıl süre ile bir kez daha uzatılmıştır.
-
18.12.2025
KVKK Uyumunda Sürdürülebilirlik: Tek Seferlik Uyum Anlayışının Ötesi
Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte kişisel veriler, kurumlar ve şirketler açısından stratejik bir değer haline gelirken; bu verilerin hukuka uygun şekilde işlenmesi, korunması ve yönetilmesi hem birey haklarının güvence altına alınması hem de kurumsal sürdürülebilirlik bakımından kritik bir önem taşımaktadır. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, kişisel verilerin işlenmesinde temel ilke ve yükümlülükleri belirleyerek veri sorumlularına kapsamlı bir uyum sorumluluğu yüklemektedir. KVKK'ya uyum, yalnızca idari para cezalarından kaçınmaya yönelik bir zorunluluk değil; aynı zamanda kurumsal itibarın korunması, müşteri güveninin tesis edilmesi ve hukuki risklerin etkin şekilde yönetilmesi açısından vazgeçilmez bir unsur haline gelmiştir.
-
15.12.2025
İhbar Süresinde Gerçekleşen Ücret Artışından Çalışanın Yararlanması Mümkün Müdür?
4857 Sayılı İş Kanunu'nun 17. Maddesindeki düzenleme uyarınca; belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekmektedir. Buna göre iş sözleşmeleri;
-
12.12.2025
Borca Batıklık ve Sermaye Kaybı Hesaplamasında Muafiyet Süresi Uzatıldı
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ("TTK") 376'ncı maddesi, şirketlerde sermaye kaybı ve borca batıklı olma durumunu düzenlemekte olup bu durumlarda uyulacak usul ve esasları ise "6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 376'ncı Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ" ("TTK m. 376 Tebliği") ile detaylandırılmıştır.
-
8.12.2025
OFAC Nedir? Yatırımcılar İçin Stratejik Önemi Ve Uygulama Alanları
Dünya değiştikçe ve gün geçtikçe, daha da sık karşılaşmaya başladığımız terimlerden biri "OFAC". Küreselleşen dünyada uluslararası alanda yatırım yapmak isteyen kurumlar bir şekilde OFAC'a rastlıyor ya da OFAC ile temas ediyor. Zira, OFAC tarafından uygulanan bu yaptırımlar yalnızca ABD vatandaşları / menşeli şirketleri değil, ABD ile doğrudan veya dolaylı olarak ekonomik - finansal temasta olan kişileri de ilgilendiriyor. Peki nedir bu OFAC?
-
4.12.2025
Ortaklara Borçlar Ve Adat Faturası
1. Adat Nedir? Uygulamada sıklıkla işletmelerin ortaklara borç vermesi işlemi ile karşılaşılmaktadır. İşletmenin ortaklardan alacaklı hale geldiği böyle bir durumda söz konusu alacak miktarına adat faizi hesaplanması ve fatura düzenlenmesi gerekmektedir. Dolasıyla adat, işletme ile ortak/ilgililer arasında gerçekleşen borç-alacak ilişkilerinde işletme kaynaklarının kullanım süresine bağlı olarak faiz tahakkuku hesaplamak ve vergi kaybının telafi edilmesi amacıyla uygulanan bir yöntemdir. Bu hesaplamalar, transfer fiyatlandırması kurallarına uyum, vergi matrahının doğru belirlenmesi ve KDV gibi yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi açısından önem taşır.
-
28.11.2025
Hamiline Yazılı Pay Senetlerinin Merkezi Kayıt Kuruluşuna Bildirim Süreci Ve Yaptırımları
1. Hamiline Yazılı Pay Senetlerin Basımı ve Bildirimi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun ("Kanun") 484. maddesi uyarınca anonim şirketlerde iki tür pay senedi bulunmaktadır: nama yazılı ve hamiline yazılı pay senetleri. Nama yazılı pay senetlerinde devir işlemi teslim ile gerçekleşirken, hamiline yazılı pay senetlerinin devri için Hamiline Yazılı Pay Senetlerinin Merkezi Kayıt Kuruluşuna Bildirilmesi ve Kayıt Altına Alınması Hakkında Tebliğ ("Tebliğ") uyarınca bazı şartlar getirilmiştir. Tebliğ kapsamında hamiline yazılı payların Merkezi Kayıt Kuruluşu ("MKK") kaydının tamamlanması, yönetim kurulu kararının alınması ve bu kararın ilgili sicil müdürlüğünde tescil ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan ettirilmesi gerekmektedir.
-
20.11.2025
Birleşme ve Devralma İşlemlerinde Niyet Mektubu Süreci
Birleşme ve devralma ("M&A") işlemleri, hem hukuki hem ticari açıdan çok aşamalı süreçlerdir. Bu süreçte, sözleşme aşamasına geçilmeden önce sözleşme tarafları, işlem iradelerini belirlemek, ticari beklentilerini paylaşmak ve hukuki çerçeveyi oluşturmak için bir hazırlık sürecine girerler. Bu hazırlık süreci, tarafların işlem yapısına ilişkin temel ilkeleri tartıştığı, müzakere stratejilerini belirlediği ve işlem risklerini değerlendirdiği ilk aşamayı oluşturur.
-
14.11.2025
Gerekçeli Karar Hakkının İhlaline Dair Yeni Aym Kararı Resmi Gazete'de Yayınlandı
1. GİRİŞ Gerekçe, yargı kararlarında meselenin, sonuçta gösterilen şekilde çözülmesinin nedenini ve niçinini gösteren kısımdır ve hüküm vermenin bir uzantısıdır.1 Gerekçenin içeriğinin tatmin edici ve tutarlı olması, hukukî dinlenilme hakkının ve adil yargılanma hakkının sağlanması açısından mühimdir. Gerekçeli karar, mahkemenin tarafsızlığını ortaya koymakla; gerçekten, dosya içeriğine, akla ve hukuka uygun düşen bir gerekçe sayesinde taraflar davayı hangi maddî ve hukukî sebeplerden ötürü kaybettiklerini veya kazandıklarını öğrenme ve tatmin olma şansına sahip olacaklardır.
-
7.11.2025
Kapsam Dışı Personel Hakkında Anayasa Mahkemesi Kararı
22.09.2025 Tarihli Resmi Gazete 'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi Kararında;
-
24.10.2025
Asıl ve Alt İşverenin Arabuluculuğa Birlikte Katılma Zorunluluğu Anayasa Mahkemesi Kararı ile Kaldırıldı
Çalışma hayatında iş ilişkilerinin sona ermesi sonrasında işçinin işe iade talebiyle başvurabileceği arabuluculuk sürecine ilişkin önemli bir Anayasa Mahkemesi kararı yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesi, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesinin (15) numaralı fıkrasında yer alan, "Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu hâllerde işe iade talebiyle arabulucuya başvurulduğunda, anlaşmanın gerçekleşebilmesi için işverenlerin arabuluculuk görüşmelerine birlikte katılmaları ve iradelerinin birbirine uygun olması gerekir" hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğuna karar vermiştir. Söz konusu karar, 17 Ekim 2025 tarihli ve 33050 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
-
23.10.2025
Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanına Döviz Ve Para Hareketlerini Sınırlama Yetkisi Veren Kanun Hükmünü İptal Etti!
15 Ekim 2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi ("Mahkeme")17 Haziran 2025 tarihli, E. 2024/193, K. 2025/136 sayılı kararıyla1 ("Karar") 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'un ("Kanun") 1. maddesini ("Kambiyo, nukut, esham ve tahvilat alım satımı ve kıymetli madenler ve kıymetli taşlarla bunlardan mamul veya bunları muhtevi her nevi eşya ve kıymetlerin alım satımı, kıymetli madenlerin rafinajı ile tüm bu eşya ve kıymetlerin, ticari senetlerin ve tediyeyi temine yarayan her türlü vasıta ve vesikaların memleketten ihracı veya memlekete ithalinin tanzim ve tahdidine ve Türk Parasının kıymetinin korunması zımnında kararlar ittihazına Cumhurbaşkanı salahiyetlidir.") iptal etmiştir.
-
21.10.2025
Borçlu Dışındaki Kişiye Ait Malların Haczi ve Hukuki Hakların Korunmas
İcra takibi sürecinde borçlunun malvarlığına dahil olmayan üçüncü kişilere ait malların haczi, uygulamada sıkça karşılaşılan ve ciddi mağduriyetlere yol açan bir durumdur. Özellikle eşler arasında mal rejimi kaynaklı belirsizlikler ile birlikte mülkiyet ilişkileri, icra işlemlerinde mülkiyetin kime ait olduğunun doğru şekilde tespitini zorlaştırmaktadır. Bu kapsamda, borçlunun eşinin veya bir başka üçüncü kişinin malı üzerine haciz tatbik edilmesi halinde başvurulabilecek hukuki koruma yollarının en önemlisi istihkak iddiasıdır.
-
20.10.2025
Rekabet Hukuku Çerçevesinde Birleşme ve Devralmalar ve Bildirim Yükümlülüğü
Birleşme ve devralmalar (M&A), şirketlerin büyüme ve yeniden yapılanma stratejilerinin merkezinde yer almaktadır. Şirketlerin gerek ulusal, gerekse uluslararası ölçekte genişleme, pazar paylarını artırma yahut yeni pazarlara giriş yapma amacına hizmet eden bu işlemler, yalnızca ekonomik ve ticari sonuçlar doğurmakla kalmayıp, aynı zamanda ilgili pazardaki rekabet dinamiklerini doğrudan etkileyebilme potansiyeli taşımaktadır. Bu sebeple, birleşme ve devralma işlemleri, pazardaki rekabet yapısını etkileyebilir. Bu özelliğinden dolayı, M&A işlemleri stratejik fırsatlar yaratırken, rekabet düzeninin sürdürülebilirliği açısından da düzenleyici otoritelerin titizlikle değerlendirdiği alanlardan biridir.